oku(ya)madığım kitaplar

oldukça hayalperest bir çocuktum, hala da öyleyim sanırım. hayallerin ötesine geçme konusunda çok başarılı olmasam da hayalleri türetme noktasında fena değilim. sayıca çok olunca da birçoğu uçup gider aklımdan. bu yüzden kenar köşe, bir sürü yerde gerçekleştirmek üzere kaydedilmiş ‘süper-ötesi’ fikirlerim durur. varlıklarını bile unutmuşumdur; dönüp baktığım nadirdir. bakarsam da ilk seferki gibi etkilenmem o ‘süperlik’ten. 

çocukluğumdan aklımda kalan (gerçekleştirmesi olanaklı görünen) az sayıdaki hayalin çoğunda kitaplarla ilgili şeyler var. dört tarafı zeminden tavana kitapla kaplı bir oda, büyük bir pencere önünde kitap okumak için hazırlanmış bir niş ve minderler, kapanıp yazdığım bir çalışma masası ve önünde bir doğa manzarası, vs.

bu sahnelerin oluşumu için gerekli en önemli parçalar kitaplar belli ki ve ben onları toparlamaya, biriktirmeye başladım çoktan. her nedense evimdeki kitap-dergi yoğunluğu bazı insanları rahatsız eder. çoğunu okumamış olmam bu insanlarda bir rahatlık ve derin bir ‘oh!’ nefesine sebep olur. çok sık taşınan biri olarak kitap-dergi paketleme konusunda uzman oldum ve her taşınmamda kitaplarımı nasıl taşıdığım, hepsini taşıyıp taşımayacağım, nasıl yerleştireceğim bir merak ve sorgu konusu olur. ‘kitaplığınız çok güzelmiş, ne güzel tasarlamışsınız… hepsini okudunuz mu bunların?!? .. hmm’ (içinden) “oh, neyse..” 

?!?!?!?!?

okumadığım halde bu kitapları etrafımda tutmaya ve çoğaltmaya devam ediyorum. çünkü:

kitapları gelişigüzel almıyorum. bir şekilde ilgimi çekiyor, birisi öneriyor veya hakkında araştırma yapmış oluyorum. yani daha okumadan da bana bir şeyler katıyor, öğretiyorlar.

kitaplarla çevrili bir ortamda yaşamak bana mutluluk veriyor. dekoratif olarak da, süs eşyaları yerine kitapları tercih ediyorum OKUMASAM DA! aynı sebepten bilmediğim dillerde de kitaplarım var.

bazıları ileride ne olacak, neye dönüşecek, nasıl bir değeri olacak bilmediğim için heyecanlandırıyor beni. ilk basımlar, bazı teşebbüslerin ilkleri, genç yazarların ilk kitapları, …

ne zaman nasıl bir kitaba ihtiyacım olacağını bilemediğimden ve her türden kitaba ihtiyaç duyabildiğimden elimin altında olmaları bana kitap seçerken mutluluk veriyor. ‘şimdi ne okusam?’ için uzunca vakit geçirmek kitaplığımın karşısında, en büyük zevklerimden biri.

bir diğer zevkim de, hatta terapi diyebileceğim bir aktivite, kitaplığı boşaltıp farklı kategoriler üzerinden yeniden yerleştirmek. evet canım böyle hobilerim var. 

kağıda gelen zamdan kitap fiyatları artarken, hatta vergiler yükselirken, baskısı tükenen kitapları bulamaz olurken, bazı dergilerin bilinçli olarak arşivlerden silindiğini öğrenirken ‘iyi ki almışım’ diyorum. üzücü ama evet, öyle.

okumadıklarımın çokluğu gözümü korkutup zaman zaman panik yaratsa da ‘hepsini okuyacağım’ hissi de umut veriyor bazen.

bir de hayatla tüm bağımı koparıp kitaplarıma gömüleceğim ve okumadıklarımı bir miktar eritebileceğim bir tatil hayali kurmak iyi geliyor, özellikle tezden sıkıldığım dönemlerde.

ve garip bir şekilde bana her seferinde cehaletimi hatırlatıyorlar. ‘bilmediğin o kadar çok şey var ki, daha çok yolun var, o burnunu indir aşağı!’ diyorlar bana.

iyi ki oku(ya)madığım kitaplarım var! 

bana ait kitapların sayısından rahatsız olan ve hepsini henüz okuyamamamın kendilerinde yarattığı rahatlığı anlayamadığım insanlara da teşekkür edeyim madem. bunca sebebi olan bir şey yaptığımı fark edememişim.

huzursuzluğumu döküp rahatladığıma göre çekilebilirim artık 🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s