nisan notları

uzun aralar veriyorum ama yazacaklarım sürekli kafamda dönüp duruyor ve notlar alıyorum. şu yazma işinde kendimi bir disipline oturtursam zaten bambaşka konsept projelerim var beni heyecanlandıran. işte disipline olma durumu için kendime yatırımlarım ve özgüven depomu dolduranlar aşağıda 🙂 (uuuu çok havalı.. 🙂 )

chef’s table: bu seri ile ilgili şurada bir girizgah yapmıştım. 2. sezon bir tık daha sert. şeflerin hikayelerine ve hatta -ve de özellikle- acılarına daha çok odaklanılmış. madem bu bir dizi, melodram iş yapar demişler sanırım. ama yine de başarılı 🙂 şeflerin başarıyı yakaladığı olgunluk yaşları kariyer tatmini için henüz çok geç olmadığını hissettirdi, iyi geldi bana. 🙂 umut hep olsun!

3. sezon kültüre ve doğaya dönüş temalı. biraz da politika. yemek üzerinden başka durumlara teğet geçmek iyi fikir. sezon sonuna doğru ilgim dağılmaya başladı ama yine de tatlı sezonu, 4. sezona başladım. etkisi giderek azalsa da hala tavsiye edeceklerim arasında..

ayurveda: yeni bir beslenme -daha doğrusu yaşam- biçimine geçiş yaptım. yine uzun zaman önce tanıştığım ama hayatımda yerini almayı beklemiş bir kavram ayurveda. bir anda aklıma düştü, internetten bakındım, sonra da gidip bulabildiğim ilgili 3 kitabı alıp okudum. çok da iyi geldi, epey ikna oldum. herkese birden iyi gelebilecek tek bir diyet olmadığı, mevsime hatta gün içindeki saatlere göre bile değişen metabolizmamıza uygun beslenme fikri müthiş mantıklı geldi. batı tıbbının doğunun kadim bilgilerini karalayarak yükselmesine nasıl uyuz oluyorsam, şimdi geri dönüp bunları takdir edermiş gibi yapıp sanki yeni keşfedilmiş gibi yaklaşarak durumu toparlama çabasına bir o kadar gülüyorum. acaba ne zaman burnumuzu kaf dağından indirmeyi öğreneceğiz? 

IMG_1197

ayurveda ile ilgili bilgilere google’dan zaten erişilebiliyor; ben bununla ilgili bilgiçlik taslayacak değilim. sadece kendiliğinden gelişen bir durumla yukarıdaki kitapları şu sıra ile okudum: dr. vasant lad – ayurveda, dr. kulreet chaudhary & eve adamson – ayurveda: sağlıklı ve mutlu yaşamın sırları, ayurveda – ulli allmendinger. istemsizce doğru sıralama ile okuduğumu düşünüyorum. ilk kitap çok genel bir bakış, ikincisi batı tıbbı üzerinden okuyucunun anlayacağı şekilde çok iyi ve detaylı bir açıklama, üçüncüsü de türkiye içinde bulunabilecek gıdalar ile kendine uyarlama konusunda yol gösterici. kendi kendinin doktoru olmak, doğayla ve kendi doğamızla uyumlu yaşayabilmek, hem fizyolojik hem de psikolojik dayanaklarıyla bütüncül ve güzel bir yaklaşım ayurveda benim açımdan. zor gibi görünen öneriler de aslında deneyince oldukça kolay; spoiler vermeyeceğim önyargı oluşturmamak için 🙂 yogaya başlamaya bile ikna oldum 😀

sinek sekiz nasıl güzel bir oluşum. irem çağıl’ı, kiraz’ı, yayınevini, paylaşımlarını ve samimiyetini ayrı ayrı seviyorum ve hayalimdeki yaşam biçimine beni adım adım yaklaştıran motivasyon gücüne müteşekkirim.

IMG_1196

kendi defterini yapmak – işte aradığım ‘her konuda kendine yetercilik’ yaklaşımı ve defter takıntım 🙂 siparişlerde samimi ve şık el emeği paketlemeler ve atalık mısır tohumu hediye etmek! bu tutarlılık o samimiyetin açık göstergesi..

kızıl serçe: cinsiyetçiliğin kendisi de filmdeki yansıması beni acayip sinirlendiriyor. tabi ki ele alınması önemli. alınsın zaten. ama umarım bu saçmalığın üstesinden gelmemize yardımcı olur bunlar. yeterince geç kaldık zira. cinsiyetçilik için birşeyler yazmıştım. tık! yalnız filmdeki klişe hollywood şeysileri ve bitmek bilmez rus-amerikan atışması baygınlık verici. yine de fena film değil.

öneri – damak tadı 1: deniz börülcesini bir de pesto sos ile deneyin derim. beklediğimin üstünde bir taddı.

öneri – damak tadı 2: zeytinyağlı ve sağlıklı ama lezzetli yiyecekler arayışındaysanız dışarılarda; bu aralar plus kitchen ve moda-700gr beni bu konuda epey mutlu ediyor. tavsiye edilir. özellikle 700gr deneysel tadlarıyla bence çok başarılı.

koşa koşa sokrates alıyorum! bir spor dergisi için çok başarılı 🙂 tekne ve denizcilik dergilerini moda dergileri kıvamında reklamdan geçilmez hali sebebiyle almaz olmuştum. yelken dünyası da artık yayını durdurduğunu duyurdu ki bu çok üzücü. naviga denizcilik dergilerinin itibarını biraz düzeltmiş neyse ki.. arka pencere de yeni keşfim; güzel önerileri var, okuması keyifli. 

kelebekler: bu filmin trailer videolarından hiç hazzetmemiştim. bir bkm komedisi havası vardı ki ilker canikligil’den de aynı yorumu duymak egomu şişirdi. :B bkz. olmaz öyle saçma şey youtube programları 🙂 asla ama asla gideceğim bir film değildi ki çok sevdiğim bir arkadaşımın hatrı için gittim. karnım ağrıyana kadar gülüp ve bir o kadar da etkilenip beğenerek çıktım filmden. tolga karaçelik filmleri listeye alınmıştır. olmaz öyle saçma şey çok iyi program bu arada..

pencere: ünlü oyuncuların oynadığı oyunlar bende de ayrı bir motivasyon yaratıyor yalan yok! ama ünlü izlemek için de tiyatroya gitmek? hadi gittik diyelim sırf adam ünlü diye (haluk bilginer) her dediğine, her yaptığına kahkaha basmak nedir acaba? herhalde o kadar iyi bir oyuncunun da buna ihtiyacı yoktur ve hatta bundan hoşlanmıyordur? yani umarım hoşlanmıyordur. oyundaki karakter derinliği çok daha iyi işlenebilirdi bence ki o oyunculukla yapılabileceğinden emin gibiyim !! 🙂 esra bezen bilgin’i “önce bir boşluk oldu kalp gidince ama şimdi iyi”deki performansından biliyorum. hatta haluk bilginer’den daha çok merak ettiğim onun performansı idi. fakat konuşma ve tavır -ki orada bir aksan söz konusu idi- iki oyunda da çok benzerdi. oyuna değil oyuncuya özgü bir durum olması şaşırtsa da yine başarılıydı.

veeee sonunda o konsere gidebildim: jülide özçelik & mert fırat! başıma birşey düşmeden, yanımda surat asacak kimse olmadan, keyifle, mutlulukla, yüzümde gülümseme, damarlarımda gezen ritimle dinledim. nihayet!!

konsere çoğunluğun aksine mert fırat’ı değil jülide özçelik’i dinlemeye gittim. bu ‘bizim evde hep belgesel izlenir’e benziyor biliyorum ama gerçekten öyle. çünkü jülide özçelik’i canlı dinlemek için pek fazla seçenek olmuyor.  

mert fırat ‘ı çok sever beğenirim o ayrı 😂 ama mert fırat başkası ile veriyor olsaydı bu konseri böyle 2 yıldır peşinde koştuğum bir konser olmazdı.  

benim için gecenin sürprizi ise ediz hafızoğlu idi. sahneye solistlerden önce çıktığında dedim ki ‘bu gece beklediginden de iyi olacak.’ oldu da. o günden beri nazdrave dinliyorum ve çok iyi geliyor; benden demesi.. diğer müzisyenlerin de hakkını yemek istemem. jülide özçelik’in insanın kulağından ve içinden yumuşacık geçen ‘terapik’ (!) sesini ayrı tutarım ama müzik kulağımın ve ruhumun detoksu oldu.  

DSC_0019_4.jpg

mert fırat sempatik olduğunun ve salonu doldurduğunun da, müzik söz konusu olduğunda sahneye yeterince alışık olmadığının da farkındaydı. jülide özçelik’in ve müzisyenlerin önüne geçmemek için çaba sarf edecek kadar farkındalık sahibi ve saygılıydı. elini kaldırsa sahne önünde çığlık çığlığa kikirdeyen grup yüzünden adam ne yapacağını şaşırdı resmen. bir ara müziğe kapılıp dans eder gibi oldu. sanki soyunuyormuş gibi çığlıklar gelince sahnedekilerin hakkını yememek için oturdu. yazık! 😊 ama şarkı söylemek konusu pek olmuyor kendisine kabule etmek lazım sanki..

acayip bir ekip, çok güzel çaldı. pek kayıt derdinde olmayan ben bile bunlar bende dursun diyerek videoya aldım. ama o kadar benlik bir durum değil ki 12 dakikalık efsane çalınmış bir yalan dünya kaydını saçma bir şekilde kaybettim. zaten canlı dinlenilesi birşey o. uyduruk bir telefon kaydını hak etmiyor. bir iki tadımlık bırakırım buraya: 

iki yol – ediz hafızoğlu’nun deyimiyle ’90 sonrası doğumluların pek bilmediği’ efsane şarkı 🙂

“yine de hayaaaat verilen en güzel hediyee

ardına bakmaaaa anını yaşa sen gönlünceee”

öyle davul mu çalınır be adam!! 😀

bugün neden gelmedin? çok manidar 🙂

“herşey seninle güzel yolda yürümek bile

olmayacak düşlerin peşinde koşmak bile”

venus !!

“sormadımsa da belden geçmedim bu emelden…”

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s