duyarlılık derken…?

aklımda ve listemde yazacak bir sürü şey var ama kafamı kurcalayıp duran başka birşey. ilk olmayan ve insan olan herkesin son olmasını umut ettiği bir olayla yatıp kalkıyoruz birkaç gündür. sosyal medya veya meydanlarda ya da siyah giyinerek birlik göstermek, hep bir ağızdan benzerleri olmasın diye haykırmak.. bunlar çok kıymetli şeyler. ama beni rahatsız eden başka birşey.

kerim tekin öldüğünde tv’de çıkan kliplerini çevirir izlemek istemezdi dayım. neden diye sorunca da ailelerine bunu sürekli hatırlatmanın kötü olduğunu düşündüğünü söylemişti. pek anlam verememiştim; izleyen benim, ben izledim diye onlar da izlemiş olmuyordu. şimdi düşününce empati kurabildiğim daha doğrusu kurmaya çalıştığım insanlar gidenin arkasında kalan yakınlar, akrabalar, arkadaşlar ve aileler. bu sanal dünyaya yazdığımız herşey kayıtlı kalacak; belki biz birkaç hafta sonra bu olayı unutacağız ama unutamayanlar için bilgisayarı belki de işkence haline getireceğiz. bir yandan içimdekileri buraya dökmek istiyor bir yandan da bunun huzursuzluğunu yaşıyorum. acaba duyarlılık dediğimiz şey genel kabul görmüş kriterlerden daha farklı derinlikte mi olmalı?

yazılan, çizilen, paylaşılanların büyük bir etki yarattığı, olayın üstünün kapatılmaması için elden gelenin bu olduğunu yadsımıyorum. bu paylaşımları yapanları kınamıyor; aksine destekliyorum. ama acaba ‘duyarlı paylaşım’ için daha duyarlı sözler ve fotoğraflar paylaşmak daha mı isabetli olur? ya bundan beş sene sonra evlat acısı çeken annenin alakasız bir zamanda, hayatına devam etmeye çalışırken internet ortamında tesadüfen çıkan bir yazı veya görüntü onu atlattığını sandığı acılara yeniden döndürürse? bu paylaşımları yapanların büyük çoğunluğu beş yıl sonra bu adı hatırlamayabilir bile.

yazıp yazmamak arasında çok gidip geldim. sonra da hashtag veya isim kullanmadan yazmaya karar verdim. sonuçta bu paylaşımlar farkındalık yaratmak için yapılıyorsa; bu yazıyla karşılaşacak bir kişi bile olsa bir başka pencere bulur bakabileceği, bir kez daha sorgular belki…

destek olalım ama bunu bir gösteriş unsuruna çevirmeyelim ve en az giden kadar acı çeken kalanlara da nasıl destek olabileceğimizi ‘duyarlı’ biçimde düşünelim. bu yazdıklarımda hedef alınan kimse yok. aksine, sosyal medyada da olsa birlik olabilen bir topluluk görebilmek duygulandırıcı ve gururlandırıcı. fakat herkesin bir tepki verme biçimi, isyanını dile getirişi ve bakış açısı var. kimse bir başkasını kendi yöntemine zorlayamaz; zaten bu savunulan şeyin tam tersini işaret eder. ama konuşurken, yazarken ve paylaşırken iyi düşünmek ve ona göre hareket etmek hepimizin yapabileceği birşey.

insanca yaşayabilme umuduyla…

3 Comments

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s