sanata dolanan çarşamba…

bir çarşamba ki sanata dolandı. dozaşımı bir sanat etkinliği ile kendimden geçtim, ayaklarımdan çıktım, gezdim-gördüm-dinledim. önce tez danışmanım olan gülname turan’ın itü rektörlük sanat galerisi’ndeki ‘süsün ardı’ sergisini, sonra sakıp sabancı müzesi’ndeki joan miró- kadınlar, kuşlar, yıldızlar sergisini gezdim. akşam da caddebostan kültür merkezi’nde borusan quartet&burhan öçal’ı dinledim.

süsün ardı- itü endüstri ürünleri tasarımı bölümü’nde akademisyen olan gülname turan’ın zanaate, takı tasarımına ve teorinin yanında pratiğe verdiği önem biz öğrencileri tarafından bilinir zaten. sergide de kendi adıma hocam için çok gururlandım. ben oradaki işlere bir tasarımcı olarak ve sahibinin de tasarımcı olduğunu bilerek baktım. hocanın tasarım yanında çağdaş sanat dili kullanma çabası gözden kaçmayacak şekilde yazılara, kullandığı araçlara yansımış. çağdaş sanata, başka bir yazının konusu olabilecek sebeplerden ötürü uzak olduğumdan sergideki tek olumsuzluk buydu benim için.

wpid-dsc_0239.jpg

serginin konusuna gelince; bedenle ilişkili objelerde görmeye çok alışık olmadığımız bir malzeme olan betonu küpe, kolye, yüzük, masaüstü objeleri gibi küçük nesnelerde görüyoruz. betonu kalıplamak için kullanılan malzemeler de -ne olduklarını söylemek çok doğru olmayabilir- tasarımcı olarak beni çok heyecanlandırdı. sergi 12 şubat’a kadar itü ayazağa kampüsü rektörlük sanat galerisi’nde görülebilir. tasarımcının kendi kaleminden açıklamalar ve sergiden fotoğraflar:

wpid-dsc_0243.jpg

wpid-dsc_0242.jpg

wpid-dsc_0235.jpg

wpid-dsc_0241.jpg

 wpid-dsc_0246.jpg wpid-dsc_0253.jpg

kar, yağmur, lodos derken çatır çatır güneşi gören sokağa dökülmüştü; hatta kampüste tek başına kışa direnen bir papatyacık kendinden büyük kuru yaprağa kafa tutar gibiydi. bahar geliyor diye sevindim. 🙂

wpid-img_20150204_111105.jpg

madem hava güzel yürüyeyim o zaman deyip emirgan’a kadar yürüdüm. uzun gibi görünse de 4,5km civarında; sahilde yürüyüş yapsam ya da istiklal’in başından sonuna gidip gelsem yürünecek bir mesafe, gözünüz korkmasın.

wpid-dsc_0293.jpg

sabancı müzesi’ni hep sevmişimdir. manzarası ve ortamı hoşuma gider. çarşamba günleri de saat 20:00’e kadar açık ve ücretsiz. miró sergisi’ni her zamanki gibi son ana bırakmışım. neyse ki 8 mart’a uzatılmış. 🙂 1,5-2 saatte gezilebilecek bir sergi.

miró- benim sanata bakışım pek düzdür. sahte ve gerçek eseri ayırt etmek, yazarın ruh halini anlamak, vb. ilgilerim olmadı hiç. anlamsız da bulurum. büyük ressamların sergilerini gezerken de hep karaladıkları eskizler ve deneysel çalışmaları ilgimi çeker. çok bilinen eserleri pek etkilemez beni. duruma faydacı veya indirgemeci yaklaşıyor olabilirim ama resim sergileri öyle aman aman heyecanlandırmaz beni. şimdiye kadar en çok heyecanlandığım sergi dali’nindi.

sergide eserlerle ilgili bilgileri dinleyebileceğimiz cihazlar verilir ya. işte onlar tam bana göre ama kullanmayı sevmem. tam bana göre çünkü duvara yapıştırılmış yazıları okumak çok zor geliyor. kullanmayı sevmem çünkü eserle benim arama girip bir önyargı oluşturmasını istemem. resim bana ne anlatacaksa kendisi yapabilmeli sanki? bunun için sergiyi gezip sonra bir de cihazdan dinlemek iyi olabilir belki üşenmezsem!!!

wpid-dsc_0287.jpg

wpid-dsc_0270.jpg

wpid-dsc_0277.jpg

miró’nun da heykellerini resimlerinden daha çok beğendim. elbette yüksek sanatsal değeri vardır ve arkasındaki hikayeyi, yazarın ruh halini, amacını bilmediğimden anlamamışımdır. ama dedim ya; resmin bunları bilmeden de insanda birşeyler uyandırması gerekir diye düşünüyorum. heykellerde hissettiğim o açıklanamayan hissi resimlerde hissedemedim kısaca. bir sanat eleştirmeni olmasam da hatta olamasam da sanatın sıradan bir insanda hissettirdiklerinin de bir o kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

wpid-dsc_0273.jpg

wpid-dsc_0281.jpg

wpid-dsc_0272.jpg

DSC_0276[1]

serginin adı kadınlar, kuşlar, yıldızlar. sanatçının eserlerinde en çok yer verdiği figürlermiş bunlar ve ‘kadın ve kuş’ ‘kadın figürü’ gibi eser isimleri görünce insan ister istemez resimde bunları arıyor. eserler o kadar soyut ki ‘burada kadını nasıl anlatmış acaba?’ diye incelemeye çalışırken, kendini entelektüel sanan bir kadının sergiyi gezdirdiği torununa ‘bak, bunlar kadının memeleri!’ demesi beni hayrete düşürdü. üstüne basarak ‘meme, meme’ diye bağırması mı yoksa soyut resimler gösterdiği el kadar çocuğa figüratif yorumlar yapması mı daha abuk bilmiyorum. okulların tatil ve çarşambanın ücretsiz olması bir çocuk kalabalığına sebep oluyor tabi ki. neyi ne kadar anlıyorlar bilmiyorum ama iyi birşey olabileceğini düşünüyorum. çocukken hiç sanat sergisi gezmedim, belki çocuk hayal dünyamla sanata kafa yorsam şu anki sanata bakış açım çok farklı olabilirdi diye düşünürüm zaman zaman. bu yüzden çocukların sergilere götürülmesini olumlu karşılıyorum ama ‘bakın ben torunumu sanat sergisine getiriyorum’ imajı ile gezinme derdindeki babanne ve anneannelere hatta annelere tek kelime ile uyuzum!. bu kadının da tek derdi bunu bağıra bağıra oradaki herkese duyurmaktı. ha bir de ‘tabularla işim olmaz, herkesin içinde bağırarak meme diyebilirim bak: meme! meme! meme!’ durumu da var. offf! insanları sevmemek için en az sevmek için olduğu kadar sebep var dünyada.

wpid-dsc_0307.jpg

burhan öçal&borusan quartet- açıklanamayan his dedim ya, işte onu akşam konserde coşku ile hissettim. önce borusan quartet 3 parça çaldı ve ardından burhan öçal ile tekrar sahneye geldi.

wpid-dsc_0312.jpg

eski istanbul ve yeni istanbul yorumları, karahisar kalesi gibi parçalarda iki farklı enstruman grubunun uyumu çok etkileyiciydi. bu uyumu yakalayabilecek çok fazla parça olmadığından mıdır bilmem ama kısa süren bir konser oldu. burhan öçal sahnedeyken de quartet’in yalnız performans sergilemiş olması bu düşüncemi destekledi. burhan öçal’ın da kısa solosu oldu ve salonu coşturmaya yetti. işte o sırada yüzümde kontrol edemediğim bir gülümseme olduğunu fark ettim. bunun genelde canlı müzik ve dans performanslarında -bir de okyanusta balina gördüğümde!- olduğunu fark edince yıllardır istememe rağmen neden müzikle uğraşmıyorum dedim kendi kendime. bu bir karar anı olabilir. 🙂

sanatla ve yeni ufuklarla…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s