tüyap kitap…

on senedir istanbul’da yaşıyorum. kitaplarla, özellikle de kitap satın alma ile ilgili özel bir keyfim olmasına rağmen tüyap kitap fuarına bu seneki gidişim ikinci oldu. sebebi ise tam olarak kitap satın alma zevkimdir. öğrenciyken gittiğimde de bütçemi aşmış, açılmış da açılmıştım. hala o zamandan kalan okumadığım kitaplarım var. çünkü bir kitap bittiğinde diğerini seçmek de ayrı bir zevk benim için. elimin altında o anki ruh halime uygun bir kitap yoksa gidip üçer beşer almaktan çekinmiyorum. maddi olarak da böyle bir şımarıklığa izin verecek durumda değilim aslında; bu da benim “ayakkabı-çanta çılgınlığı”m. gerçekten de depresyondayken elim kitap ve dergi dolu torbalarla eve gelmişliğim çoktur. kitap satın alma hızım okuma hızımdan oldukça yüksek ki okunmayı bekleyen yüklüce kitap var raflarda. bunun bir rahatsızlık olduğunu kabul etsem de bundan zevk aldığımı inkar edemem! 🙂
yıllardır tüyap’a gitmememin bir diğer sebebi de tabi ki uzaklığı. o zaman beylikdüzü’nden eski tip iett otobüsleriyle taksim-metro-otobüs yaparak sarıyer’e, oradan da yurdun dört kat merdiveninde kitap poşetlerini taşımak; bütün gün gezme ve kitap taşımanın üstüne acılı baharat olmuş; bel fıtığımın temel taşlarından birine adını yazdırmıştır. özetle fuara gitmemek için çok geçerli sebeplerim varken bu sene ayrı bir heyecan duydum gitmek için. bakırköy ido iskelesinden kalkan servis ve haftaiçi gidecek olmanın kalabalıktan kaçmak için geçerli bir durum olduğunu düşünmek bu heyecanda pek etkili oldu. kalabalık konusunda çok yanılmışız.
image

istanbul’daki bütün öğretmenler çocukları getirmek için çarşamba gününü beklemiş gibiydiler. çocukları kitap fuarına getirmek güzel bir düşünce elbet de; gürültü ve itiş kakış önce bayağı korkuttu bizi. akşam saatlerinde nispeten tenhalaşınca ortalık, keyfimiz yerine geldi.
fuara gitmeden önce kendime kabarıkça bir liste yaptım almak istediğim kitaplardan. hepsini birden almayı tabi ki düşünmüyordum fakat fiyat kıyaslaması yapmak ve alışverişimi kısıtlamak için iyi olacağını düşünmüştüm. kitapları d&r’daki favori listeme ekleyerek telefon uygulamasından fiyatlarına bakabilecektim. online kitap alışverişinde genellikle en uygunu d&r oluyor. sabit bir %20 indirim var. fiyatlar bu listedekilerden yüksekse ya da listedekilerle aynı ise almayacaktım; bu işin taşıma kısmı da bir o kadar zahmetli çünkü. yanımda tekerlekli sırt çantası götürdüysem de sonuçta bir sırt çantası, valiz değil 🙂
ve-l hasıl listemdeki kitaplardan sadece 3’ünü alabildim. geri kalan 25 kitap fuarda görüp arka kapağını okuyarak ya da stand görevlisinin önerisiyle aldığım kitaplardı. ve fark ettim ki kitaba dokunarak almanın keyfini uzun zamandır hissetmemişim. kitap marketlerinde aradığınızı değil, size sunulanı görüyorsunuz. best-seller ya da popüler kitap alerjimden bahsetmiştim sanırım. ayrıca bu marketteki görevliler sadece hangi kitabın hangi rafta olduğunu biliyor; kitabın içeriği bir yana, bazı yabancı yazarların adının nasıl yazıldığını bilmiyor. buradaki amacım oralarda çalışan insanlara hakaret etmek değil; maalesef herkes ilgilendiği alanda çalışamıyor. sadece kitabevlerine duyduğum özlemi dile getiriyorum. internet alışverişinin çok revaçta ve daha ucuz olduğu gerçeğine rağmen kitaplarımı yeniden kitabevlerinden almaya karar verdim. belki bu, çılgınlığıma da çare olur. 🙂 internet indirimleri içinse zaten almaya karar vermiş olduğum kitaplar listesi yeterli olur sanırım..
yeniden fuara dönecek olursam, büyük yayınevleri (doğan, can, yky, iş kültür, metis, vb.) zaten internette de bulabileceğimiz %20 indirim indirim yapmışlardı sadece (neyse ki😓). böylece yeni kitaplar ve yayınevleri keşfedebildim. stand görevlilerinin konuşması, konuya hakimiyetleri ve önerilerinin de etkisiyle, tanıştığıma çok sevindiğim yayınevleri kaos, e yayınları ve siren oldu.

image
e yayınaları

image
kaos yayınları

image
siren yayınları

boğaziçi üniversitesi yayınlarına hayran oldum. bir üniversitenin kalitesi için sosyal bilimler fakültesinin olması şart kesinlikle. fuardaki üniversite yayınevlerinden en başarılısı boğaziçi, sonra da bilgi idi. boğaziçi yayınlarının özellikle satıldığı bir yer yokmuş. internet veya farklı yayınevlerinin kitaplarını satan yerlerde bulabiliyormuşuz. buralarda bulabileceğimiz indirim en fazla %20-25 iken fuarda yaptıkları %40 indirim ile bir kez daha takdir ve teşekkürlerimi kazandılar. fakat limitimi aşmış halde iken burayı keşfettiğimden 3 kitapla sınırladım kendimi. çok değil gerçekten, tez için aldım bunları 😝

image
boğaziçi üniversitesi yayınları

daha önce alışveriş yaptığım ya da yapmadığım yayınevlerinden aldığım diğer kitaplar da aşağıda. tez için sosyoloji ve evrim konulu kitaplar ile hayvanlarla ilgili kitaplar bu fuarın başrolü oldu resmen…

image
*sel yayınevi

image
ayrıntı yayınları

image
domingo

image
ithaki

image

image

okumak için sabırsızlanıyorum fakat doktora yeterlilik sınavının geçmesini beklemem gerekiyor. niyetim, sınavdan sonra yıllık izin kullanıp bu kitaplara dalmak :mrgreen:
kitapların hayatınızda derinlik kazanması dileğiyle…

Advertisements

2 comments

  1. […] geçen seneki deneyimden sonra sonu heyecanlı yerinde kesilmiş dizinin yeni bölümünü bekler gibi bekledim bu fuarı. hatta iki gün gitmeyi planlıyordum fakat ilk gün bütçemi aşınca ikinci gün yalan oldu. pazar günü gitmek gibi ölümcül bir hata da yaptık. yürüyerek değil itilerek ilerledik stand aralarında. üstelik geçen seneki gibi internet indirimlerini bile yakalayamamış olan can, yky, doğan, metis, iletişim gibi standlara uğramadık bile. amacımız da bildiklerimeize değil, bilmediklerimize gitmekti zaten. […]

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s