1 kasım…

başlık 1 kasım olsa da tarih olamadı ne yazık ki. bir gün gecikme ile yazabiliyorum. 1 kasım benim kendime belirlediğim doğumgünüm. doğumgününe amma da meraklıymış gibi görünüyor olabilirim ama ben doğumgünümde aranmamaktan, hatırlanmamaktan, kutlanmamaktan, özellikle de hediye almamaktan gocunmam. bunlarla tabi ki mutlu oluyorum ama doğumgünümü hatırlamadığı için bozulduğum kimse olmamıştır ki en yakın arkadaşlarımın doğumgünümü şaşırdığı, kaçırdığı, karıştırdığı çok olmuştur. ama 1 kasım benim için biyolojik doğum günümden daha önemli. çok az kişinin bildiği, dolayısıyla hatırlamasına da gerek olmadığı, bilenler hatırladığında ise mutluluk verici olan bir gün.

lisede ruh halimin diplerde gezdiği bir akşam (31 Ekim olan bir akşam) aklıma gelen bir fikirle en yakın kız arkadaşlarıma mektuplar yazdım ve ertesi gün onları okul girişinde bekleyerek mektupları verdim. mektupta çok olumlu şeyler vardı; bu olumlu şeylere ulaşabilmem için onların desteğine ihtiyaç duyduğumu ve gelip bana sarılmalarını istemiştim. şu an olsa belki de yapamayacağım ama her nedense bana hala saçma gelmeyen bir harekettir bu. hepsi de gelip sarılmış ve destek olacağını söylemişti. sonrasında ne oldu, neden öyle bir ruh halindeydim hatırlamıyorum ama 1 kasım’lar özel kaldı benim için. kendi doğumgünüme karar verememenin benim gibi ‘control freak’ bir insanda yarattığı duygudan olsa gerek; kendime bir doğumgünü de ben patlattım 🙂 öyle yağmur-çamur, kapalı ve bunaltıcı havalar, sonbahar-kış insanı olmamama rağmen kasım ayını çok severim. üzerine film çekilmiş bir aydır; o filmi de severim. kasımın kendisi başkadır benim için; herşeyi de başka olabilir normal olarak!!!

her 1 kasım’da kendime hediye alırım. ne alsam diye de heyecanlanırım. bu ay da aklımdan bir kolye, bazı kitaplar, güzel bir kalem geçti ama almadım. ilk defa bir 1 kasım’da bir hediye verildi bana. belki de bu yüzden almamışımdır kimbilir 🙂 asıl kıymetli olansa hatırlanması daha zor olan bir günün hatırlanması ve 31 ekim gecesinin saatleri harcanarak el emeği ile yapılan bir hediye olmasıydı. mr. husband’ın ilk hediyesi olan jacques’ın yanına gelen enzo, pina kabuğundan yapılmış bir yunus figürü. the big blue’nun karakterlerinin adını alması da tesadüf değil; daha önce yazmışımdır herhalde, bir film izledim hayatım değişti diye. aynı film evliliğime bile sebep oldu. o derece!!! 🙂

the big blue & jacques & enzo
the big blue & jacques & enzo

nice mutlu kasımlar, güneşli, sevgi dolu, rekabetsiz, savaşsız ve huzurlu…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s