neden blog yazıyorum ki…?

ne zamandır yazmak istediğim bir konuydu bu. çünkü kafamda evirip çevirip kendime sorduğum, kendimce mantıklı bir açıklama aradığım bir soruydu bu.

neden kendime saklayabileceğim yazılar yazmak yerine herkese açık bir platformda yazıyordum. başkalarından gizleyeceksem de neden yazdıklarım hard diskimde kalmıyordu. facebook, twitter, instagram, vs. gibi sosyal medya siteleri de varken neden bloga yazma ihtiyacı hissediyordum.

galiba bu sorulara bazı cevaplar buldum. bir kere “kimsenin okuyup okumaması derdim değil” havalarına girmem mümkün değil; o zaman ne diye yayınlıyorum bu yazdıklarımı.. ama derdim olanın ne olmadığını biliyorum: ticari beklenti. bunu aşağılamak amacıyla söylemiyorum ama buraya yazdıklarım insanların beklentisine göre değişemeyecek kadar kişisel görüş, çözümleme, deneyim ve eleştiriler. okuyucu beklentisine göre değiştirmem demek başkaları için fikirlerimi değiştirmem demek; ki bu hiç istemeyeceğim birşey.

bir yandan da sosyal medya sitelerine yazmak bana “sesimi duyurmak için kendimi parçalıyorum ama öyle de görünmek istemiyorum” demek gibi geliyor. oldukça özensiz ve kavga etmeye yer arayan bir platforma dönüştü gitgide. orada yazmak kendi adıma samimiyetsiz geliyor. insanların facebook’ta yazdığım birşeyi sırf arkadaşım olduğu için görmek zorunda kalması, yazdıklarımı değersizleştiriyor gibi geliyor. blog ise okuyanın kendi tercihiyle okuduğu bir mecra; bu yüzden amacına daha yakın geliyor. sosyal medya benim için daha çok günlük iletişimin, yapmak istediğim duyuruların, genel anlamda farkındalık yaratılmasının elzem olduğunu düşündüğüm alanların adresi oldu. bir de goodreads, instagram ve pinterest’te eğleniyorum bu aralar. henüz facebook kadar bozulmadıklarından oralardan beslenebiliyorum kendimce. !

sosyal medya bozulmaları bloglarda olmuyor mu? oluyor tabi ki. özellikle takipçi sayıları arttığı için kendini ‘kapris yapmaya hakkı olan assolist’ sanan bazı yazarlar yok değil. takipçi edinmek için çeşitli yollara başvurup sonra da yorumlarda takipçilerden uygun bir dille eleştiri alsalar bile sözde medeni(!) biçimde cevap vermeler gördüm ben de olağan şekilde. (neden böyle bir soru sordunuz anlamadım! size bunu ne düşündürttü anlamadım! bunu söyleme hakkını nasıl kendinizde gördünüz anlamadım! türünde).  kavga etmeye, verip veriştirmeye çalışanlar, fikirlerini empoze etmeye çalışanlar, vs., vs.. işin güzel kısmı şu: o da onların kişisel alanı ve siz burada medeni biçimde bulunmak istiyorsanız onun kişisel alanından çıkabilirsiniz. benzer biçimde, sizin alanınıza bu şekilde yaklaşanları da alanınızdan çıkarabilirsiniz.

bu sebeplerden dolayı da “nasıl blog yazılır”, “nasıl daha çok takipçi edinilir”, “nasıl reklam alınır”, “blog yazmanın incelikleri” tadında yazılar beni ilgilendirmiyor. çünkü böyle bir amaca hizmet etmesinden yana değilim.

bu blogun yoğunlaştığı tek bir konu veya alan yok. ben neye elimi atıyorsam, neyi deneyimliyorsam, neyi yazmaya değer buluyorsam blogda da o bulunuyor. fakat hem kendim hem de bir şekilde yolu buraya düşenin işini kolaylaştırmak için kategorize edeceğim yazdıklarımı. blog taşımanın da ev taşınmasından çok farkı yok; yavaş yavaş yerleşiyor ve düzenliyorum yeni adresimi. 🙂 blogu taşıma sebebim de şu. bir de bu var.

peki neden yazıyorum bu kadar kişisel şeylerimi bu açık ortamda?

ben kendimi en iyi yazı ile ifade ettiğimi düşünüyorum ama bağıra çağıra değil; ilgilenen varsa bilsin yoksa da bunlar içimde dert, sırtımda yük olmaktansa; kelime ve cümlelere dönüşüp bir yerlerde kayıtlı olsun. böylece benim yerime taşıyan kağıtlar, defterler, sayfalar, bulutlar, 0 ve 1 kombinasyonları olur ben de yükümü hafifletirim. kendimi yazı ile ifade ettiğim gibi yazılarda da bulabiliyorum. yeni post yazsın diye heyecanla beklediğim, okumaktan keyif aldığım, bana kendimi yalnız hissettirmeyen bloglar var: (misal)  benim blogumun da birilerine bunu hissettirmesi, keyif vermesi, onların duygu ve düşüncelerini paylaşması bana da kendimi değerli hissettirecektir. kendime böyle bir ‘psiko-analiz(!)’ yaptıktan sonra buraya yazarken daha özenli olmaya çalışmakta, yazmayı planladıklarımı listelemekte, blog için fotoğraflar çekip onları düzenlemekte kendimi haklı bulup; açtığım arayı kapatmaya, fırsat buldukça yazmaya ve de fırsat bulmaya karar verdim.

ve-l hasıl; eğer oralarda birileri varsa bunları okuyan, ben böyle içimden geldiğince yazıyorum buralara. paylaşmak ve gelişmek adına, canınız yorum yapmak isterse beklerim..

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s