bir parçanın ve klibinin ilk sahnesinin yazdırdıkları…

uçurumun tepesinde kupkuru otların ortasında kuyruksuz piyanonun başında oturuyorsun. kendinden geçmiş vaziyette çalıyorsun ha çalıyorsun. tepende dönüp duran çığlık çığlığa martılar umrunda değil. halbuki onlar sana beni anlatmaya çalışıyor. “aşağıda!” diyorlar. “sana bakıyor, tek bir işaretini bekliyor.” o kadar gömülmüşsün ki notalarına; çaresizlikten umutsuzluğa dönüşen bakışlarımı görmüyorsun. oysa başını az aşağı çevirsen; aşıp dalgaları, tırmanıp kayaları geleceğim yanına.

sonra o notalar beni de alıyor benden. istemiyorum artık bana bakmanı. dinliyorum; dinledikçe de doyuma ulaşıyorum. sanki sana sarılsam ulaşacağım doyum da bu. gerek kalmıyor artık yanına gelmeme. kendimi suyun üstüne atıp sırtüstü, dinliyorum piyanodan çıkıp gelen ve seni anlatan notaları. sana sarılsam, bu kadar sen olan birşey anlatmayacak tenin bana. vücudumu okşayan su ve seni anlatan rüzgar bir olup ‘sen’i oluşturuyor.

ve müzik uzaklaşıyor. gittikçe azalıyor. sen de bitiyorsun orada azar azar. ben senden doymuş şekilde başımı suya daldırıyorum; müzik yeniden yakalıyor o an beni. derine gittikçe artıyor, sarıyor, sarsıyor. çünkü benim de ben olduğum yer burası. suda yüzen müziğin gerçek ben ile gerçek seni buluşturuyor ve birbirimize doyuyoruz. bu yeter. fazla bile. bundan fazlasını hiçbir dünyada yapamayız…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s