teknenin dili…

yaşam, kendini doğru ifade etme ve ifade edileni doğru algılama mücadelesinin en kısa tanımıdır. etrafımızdaki canlı cansız herşeyle ayrı bir dil oluşturup o dili konuşmaya çabalarız. onların dilini konuşamasak bile onlarla anlaşabileceğimiz bir dil oluştururuz.

bir köpekle havlayarak anlaşamıyoruz ama ‘otur’ u, ‘yakala’yı, ‘getir’i anlatacak bir dil bulabiliyoruz. çamaşır makinesine ışık yakıp sesli komut veremiyoruz -en azından şimdilik- ama ona yıkamsanı, durulamasını, sıkmasını ve kapağını açmasını söyleyecek bir dil oluşturabiliyoruz.

peki ya tekneler? tekneler kendi aralarında fenerler ve bayraklar aracılığıyla anlaşırlar. doğayla, deniz ve rüzgarlar aracılığıyla. ya bizlerle? bu sorunun daha doğru hali şu: biz teknelerle nasıl bir dil oluşturuyoruz? yekesine, yelkenine komuta ediyoruz da; onun bilinçaltımıza söylediklerine ne kadar hükmedebiliyoruz?

öncelikle teknenin bize ne söylemesini istediğimize karar veririz. içine girdiğimizde ‘evine hoş geldin’ mi desin; ‘teknene hoş geldin’ mi; yoksa ‘süpersonik ileri teknoloji yaşam alanına hoş geldin’ mi? bu kendini türeten bir döngü halinde sarmal haline gelebilir. önemli olan ne istediğine karar vermek.

eğer ikinci bir ev olacak, evim evim güzel evim diye özleyecekseniz teknenizi, yapacağınız alışverişlerde tarz konusunda pek zorlanmayacaksınız. renkler, desenler, dokular sizi zorlamayacak. dikkate alacağınız önemli noktalar: tekstil ürünlerinde yanmazlık, çabuk alev almama, güneş, su ve nemden etkilenmeme, kir tutmama; günlük kullanım eşyalarında ise depolanabilme, sabitlenebilme, çabuk dağılmama, suda batmama, su ve nemden, güneşten etkilenmeme, yuvarlanma veya yaralanmalara sebep olmama…

yok;’ tekneyse tekneliğini bilsin, ev istediğimde ben evime gidiyorum’ diyorsanız; o zaman da işiniz çok zor değil. zira tekneler için imalat yapan hatta kişiye özel tasarımlar yapan firmalar var. gidip teknenizi a’dan z’ye donatabilirsiniz. işin en eğlenceli ve en zor kısmıysa karar vermek olacak. ‘ben denizciyim’ diye bağırsın diyorsanız lacivert, beyaz ve kırmızı kombinasyonları ile zevkle döşeyebilirsiniz sailormoon’u. deniz ve denizci deyince aklınıza gelebilecek ne varsa düşünen markalar var sizin için. öyle ki tekneye özel tavla bile var.

ultra-mega teknoloji düşkünüyseniz ciddi elektrik sarfiyatları sebebiyle süpersonik bir tekne yerine süpersonik görüntülü bir tekne yaratmanızı öneririm. şehir gürültüsünün, radyasyonun olmadığı, doğanın kucağında özel terapi seansınızdayken en azından sinyallerden, görünmez dalgalardan uzak durun derim. bunun yerine kullandığınız ürünlerde metalik etkiler, sportif veya minimal çizgiler aramanız bilinçaltınızı ikna edecektir.

denizin özgürlüğü kadar toprağın bereketine ve güzelliklerine de hayranım diyorsanız floral çizgilerle teknenizin hatlarını yumuşatabilir, dünyadan bir parça koparıp üstünde yüzdüğünüzü düşünebilirsiniz. döşemelerde, nevresimlerde, havlularda, duvar desenlerinde olduğu kadar lavabolarınızda da bu etkiyi yaratabilirsiniz. suyun bu kadar kıymetli olduğu bir ortamda elinizden akıp giden suyun çiçekleri büyüttüğünü hayal edebilirsiniz her elinizi yıkadığınızda. ya da buradan yola çıkıp teknenize sürdürülebilir bir yaşama doğru yol aldırabilirsiniz; fakat bu başka bir yazıya başlık olacak kadar geniş bir konu.

karada yaşamaya evrimleşmiş bünyelerimiz bulunduğu ortama adaptasyon sağlama konusunda da oldukça başarılıdır. ortamın ne söylediğidir insanı bağlayacak veya kaçıracak en önemli unsur. ne söylemesini istediğinize karar verdiğinizde yolu yarılamış olursunuz. önemsiz gibi görünen ufak detaylar teknenize duyduğunuz aşkın yaşam belirtileri olacaktır. her köşesinde kendi dokunuşlarınızı görmek, size verdiği mesajlarla ona bir aidiyet kazandırmak; daha güzel seyirleri, daha keyifli yelkenleri sağlayacaktır. gözleriniz estetiğe, yelkeniniz rüzgara hasret kalmasın…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s