kenardan köşeden…

Bir yanılsamaydı gördüğüm; rüya olamayacak kadar gerçek, gerçek olamayacak kadar hayal… Bense onu yarattığım güzel dünyanın bir yansıması sandım, gerçeğe yakınsayan; ama değildi. Belki “gerçek”leşmek için bir elin dokunuşunu bekliyordu, belki de o el benimkiydi. Ben elimi uzatmaya karar verene kadar o yanılsama boşlukta bir yerde asılı kaldı. Şimdi onu ben de göremiyorum. Aramaya da korkuyorum çünkü hayaller siz de içindeyken büyüleyici, dışına çıktığınızdaysa can yakıcı…

Bir film izliyorum, oldukça sağlam bir hikayesi var. Oyuncular da fazlasıyla tanıdık! Ve film çok sürükleyici, dünyanın dönüşü kadar hızlı akıyor. İzlettiriyor da kendini, sizi de içine çekiyor, birden kendinizi başrol oyuncusu olarak bulabiliyorsunuz. Işıklar size yöneltiliyor, uçar gibi oynuyorsunuz, kendinizi zirvede sanıyorsunuz. Filmi yönetmek size düşmüş sanırken adına yönetmen denen bir ukala gelip figüranlar arasına oturtuyor sizi. Sonra “yatma saatiii” diyen bir sesle filmi kapatıyorsunuz. Film o kadar da iyi değilmiş aslında canııımmm.. E hani mutlu son?? Uyandığınızda filmden bir iki replik, birkaç görüntüden başka bir şey kalmıyor zihninizde…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s