Fırtına…

Fırtına…
Bi yerlerde kopar, patlar, eser, gürler… Sonra öyle bir durulur ki, ortam öyle bir sakinleşir ki; bir süre önce deliren, tozu dumana katan o değildir sanki. Fırtına öncesi sessizlik derler ya; sonrası sessizlik daha tehlikelidir aslında. Çünkü artık yapacağını yapmış, yormuş, belki üzmüş, belki yaralamıştır; sakin, uslu ve masum duruyordur öyle. Ne kızabilirsiniz öfkeli de olsanız, ne bağırabilirsiniz içinizden taşsa da.

Düşünsenize, fırtına öncesi denizde korku yayılır, bir panik havası eser. Tekneler sğınacak yer arar, kaptanlar dümenlerine sıkı sıkı sarılırlar, karadakilerin yüreği denizdekiler için sıkışır. Fırtına kopar, alabora da olur, dalgalar da kükrer Seth ile beraber, büyürler, büyürler, büyürler… Sonra Seth sakinleşir, dalgalar durulur, deniz sakinleşir, çarşafa benzer. Yaptıklarının üstünü örter ve masum masum durur. Siz de onun güzelliğine dalar hayran hayran bakarsınız, elinizden bir şey gelmez. Seth gibi Poseidon’un da kendisini güçlü hissetmesinin sebebi bu bence. Güçlerinin farkında ve meydan okumaya cesareti olmak… Tam da onlara göre.

Peki ya derinlerde fırtına nasıl hissedilir? Bizim hayranlıkla izlediğimiz parıltının altındaki bulanıklık, karmaşa?? Orda da tozu dumana değil, kumu suya katar. Suyun neresinde durmanız gerektiğine karar veremezsiniz. Üstünde de olsanız altında da kalsanız zorlu bir mücadele vermeniz gerekir. En güvenlisi karada olmaktır ama boğulmayı tercih edersiniz. “Kara” karadır çünkü, mavi değil. Kolaydır belki ama özgür değil. Güvenlidir belki ama umut değil…

Mücadele ıslaktır, tuzludur, soğuktur, güçlüdür ama size gücünüzü keşfettirir, içinizdekini dışa vurdurur. Poseidon olursunuz o zamanlarda, Seth’i anlamaya başlarsınız. Cesur olmalısınızdır, güçlü olmalı, hırsınızı ortaya koymalısınızdır. Alabora da olsanız düzeltirsiniz direği, açarsınız yelkeni fırtına sonrası sakinliğe, berrak ufuklara…

Unutursunuz fırtınayı da, yıkıp dağıttıklarını da; ta ki bir daha patlayana kadar. Fırtına her patladığında eski günahlarını da sürükler getirir. Bu yüzden her fırtına bir öncekinden daha zorludur. Ama eğer frtınanın gözündeyseniz hiçbir şeyin farkına varamazsınız. Tam göbeğinde durur; olanlardan, verilen zararlardan bihaber, fırtınanın bağımlılık yapan rüzgarını meltem sanıp gülümsersiniz.
İşte tüm bu özelliklerinden dolayı aşk=fırtına desem bana hak verir misiniz?
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s